Güney Amerika’da beş ülkeyi ziyaret edeceği geziye başlamadan önce dün Texas Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada Tillerson, Trump yönetiminin Venezuela’da bir “rejim değişikliği” önermediğini ancak Maduro’nun kendi isteğiyle iktidarı bırakmasının “en kolay” yol olacağını söyledi.

‘Barışla’ tehdit etti

Venezuela’da bir biçimde bir değişiklik olacağını tahmin ettiğini söyleyen Tillerson, ABD’nin bu değişikliğin barışçı bir yolda olmasını istediğini belirtti.

Venezuela’nın, çöküntü içindeki ekonomi, doludizgin giden enflasyon ve halkın kötü beslenme sorunlarının oluşturduğu ortamında, popülaritesi sürekli düşen Maduro, Nisan sonunda yapılması gereken seçimde yeniden başkan olmayı hedefliyor.

 

Maduro’nun iktidardan uzaklaştırılmasının gerekli olup olmadığı ve ABD’nin bu konunda bir rol oynayıp oynamayacağı yolunda bir soruya Tillerson şöyle yanıt verdi:

“Biz rejim değişikliği ya da Başkan Maduro’nun devrilmesini önermedik. Biz (Venezuela’nın) yeniden anayasaya uymasını önerdik.”
Tillerson ülkenin kendi iç güçlerinin harekete geçmesi ihtimalinden söz etti ancak ABD’nin elinde, Venezuela ordusunun Maduro aleyhine döneceği yolunda herhangi bir istihbarat bulunduğunu söylemedi. “Venezuela ve diğer Latin Amerika ve Güney Amerika ülkelerinin tarihinde pek çok kez bu işleri ordu halletmiş.”
Tillerson, “İşlerin, ordunun artık hükümetin vatandaşlara hizmet edemediğine karar vereceği kadar kötü gittiği noktada, (ordu) barışçı bir değişimi gerçekleştirebilir” dedi. “(Venezuela’da) da bu durum olur mu, olmaz mı, bilmem.”

Batı el birliğiyle yaptırım uyguluyor

Maduro yönetimini siyasi ve insan haklarını ihlal etmekle suçlayan ABD ve bazı Batılı hükümetler Venezuela’ya karşı yaptırımlar uyguluyor. 2013 yılında Hugo Chavez’in yerine geçen Maduro’nun muhalifleri de kendisini ekonomiyi mahvetmek ve Sosyalist Parti’nin sürekli iktidarda kalmasını sağlamak için seçim yasasını çarpıtmakla suçluyorlar.

Küba’daki komünist yönetimle ittifak içinde olan Maduro hükümeti ise ABD’nin başını çektiği ve Latin Amerika’da sosyalizmi yıkmak ve Venezuela’nın ekonomisini tahrip ederek ülkenin zenginliklerini çalmak isteyen bir sağcı komplo ile mücadele ettiklerini söylüyor.