Brüksel’deki kritik toplantı sonrası açıklama

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ve AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Hahn, siyasi diyalog toplantı sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarından satır başları:

AB ile bölgesel konularda görüş ayrılığı yok. İlişkilerimizde sorunlar da var, diyalog sürmeli. Gazeteci kimliğine sahip olmak her türlü suçu işlemeyi meşru göstermez veya başka bir meslek de olabilir. Hain darbe girişiminin içinde bulunan ve bu darbe girişimine aktif destek veren kim olursa olsun, ister gazeteci ister asker ister polis ister siyasetçi fark etmez, hepsi aynı, birini diğerinden ayıramayız. O yüzden gerçek demokratik muhalefetle teröre destek verenler ayırımını bilmezsek o zaman sorun orada başlar. Bunu çok iyi bir şekilde tespit edip ayırt etmek lazım. Bu konularda her türlü bilgiyi biz AB’ye vermeye, bilgiyi paylaşmaya hazırız, bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonraki süreçte de yapacağız.

Terör örgütleri ile mücadele ediyoruz. Elbette bir darbe girişimine maruz kaldık. AB’den de yeterince destek görmedik. Bir yıl sonra yeterince destek görmeye başladık; o da açıklamalarla. Bunlarla mücadele ediyoruz. Bunlarla mücadele yaparken attığınız adımlar, alınan tedbirleri hukuk içinde yapmaya çalıştık varsa bir hata bunu da düzeltiyoruz. Olağanüstü hal de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uygun bir şekilde gerçekleştirildi. Yani olağanüstü hal kararı tıpkı Fransa’nın yaptığı gibi. Son dönemde moda gazetecileri ajan olarak kullanmak.

HAHN: MÜLTECİ KRİZİNDE İŞBİRLİĞİ ÖNEMLİ

AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Hanh ise, açıklamasında “Mülteci krizinde işbirliği son derece önemli. Şu an fasılların daha fazla açılması mümkün değil” ifadesini kullandı.

ÖMER ÇELİK: FASILLAR AÇILMALI

Ömer Çelik, “Aramızda sorunlar olduğu anlaşamadığımız konular olduğu açık ama çözüm aramaya devam edeceğiz. Aramızdaki diyalogun yeni bir zemini var. En azından bir yoi içinde birçok diyalogu gerçekleştireceğiz. Türkiye-AB ilişkilerinin omurgası, katılım müzakereleridir. Katılım müzakereleri bir kenara bırakılarak, enerji, ticaret ya da terörle mücadele gibi birtakım ilişki geliştirmekten bahsedilemez. Türkiye sadece bir komşu ülke değildir, aynı zamanda bir aday ülkedir de. Katılım müzakereleri konusundaki ilerlemeyi sağlamak için gayret etmek durumundayız. Bizim en çok tartıştığımız konu, ifade hürriyeti, medya özgürlüğü, hukuk gibi konular. Bu konuda düşüncelerimizi açıkça ifade ediyoruz. Türkiye ile sorunları çözülmesi gereken adım ise fasılların açılmasıdır. Biz 23. ve 24. fasılların açılmasını istiyoruz. Özellikle son görüşmelerden sonra Kıbrıs konusunda Türkiye’nin yapıcı tutumu görülmüştür. Türkiye bu fasıllardaki tüm hazırlıklarını tamamlamıştır ama siyasi nedenlerle blokaj olmamalı. Türkiye’ye gelecek mali yardımların süratli şekilde gelmesi lazım. Bu konuda hızlanma beklediğimiz ifade etmek isterim. Sığınmacı anlaşması ile ölümlerin önüne geçtik. Bir sonraki zirve Adana’da yapılacak” ifadelerini kullandı.