Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında düzenlenen  “İnsanlığın Medeniyeti” programında önemli açıklamalar yapıyor: Bugün, BM Genel Kurulunda 10 Aralık 1948 tarihinde oylanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edilmesinin 70. yıl dönümü. Her ne kadar çekilen acıları sona erdirememiş olsa da en azından BM düzeyinde geçerli bir kriter olan bu beyannamede yer alan hususların hayata geçirilmesini temenni ediyorum. Bizim medeniyetimizde insan hakları insanın varlığındandır. Bugüne kadar dünyaya gelen her birey bu haklara sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de rabbimizin bize bildirdiği her şey insan hakları kriteridir. İnsanlara haklarını kullandırmayan toplumlar medeni olamaz. Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi bizim medeniyetimizin en önemli insan hakları bildirgelerinden biridir. Bizim kültürümüzde insan hakları denilince akla, Yunus Emre’nin “Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” sözü gelir.

KİM İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU?

İnsan hakları diye en çok bağıranların insan hakları konusunda en kötü sicile sahip olmaları tesadüf değildir. Gezi eylemlerinde insan hakları savunuculuğuna soyunanlar, Paris’te yaşananlar karşısında kör, sağır ve dilsiz hale dönüştüler. Türkiye’ye milyonlarca sığınmacı akın ederken Türkiye’yi kapıları açmaya davet edenler, sığınmacıların karşısına telden örgüler sürdüler. Kim insan hakları savunucusu? Dünyanın tüm kaynaklarını sömürerek kendi topraklarının hayat seviyesini yükseltmeye çalışanlar Afrika’daki aç insanların sadece edebiyatını yapmakla yetindiler. Biz insani yardımlarda üst sıralarda yer alıyorsak sebebi zengin olmamız değil, gönlümüzün zengin olmasıdır. Türkiye yaşadığı bunca badireye rağmen hala dimdik ayaktaysa bunun sebebi Türkiye’nin el uzattığı mazlumların duasıdır.