ABD Başkanı Donald Trump, Suudi gazeteci Cemal  Kaşıkçı’nın ölüp ölmediği ile ilgili olarak, “Bana kesinlikle öyle geliyor. Bu  çok üzücü.” açıklamasını yaptı. Trump, bu durumdan Suudi Arabistan’ın  sorumlu  olduğunun ortaya çıkması halinde sonuçlarının ağır olacağını söyledi.

ABD’nin Montana eyaletinde seçim çalışmaları yapan ABD Başkanı Trump,  gazetecilerin Kaşıkçı olayı hakkındaki sorusunu yanıtladı.

Trump, “Sizce Kaşıkçı öldü mü?” şeklindeki bir soruya, “Bana  kesinlikle öyle geliyor. Bu çok üzücü.” şeklinde cevap verdi.

Trump, Kaşıkçı’nın ortadan kaybolması ve ölümünden Riyad yönetiminin  sorumlu olduğunun ortaya çıkması ihtimaline ilişkin, “Bunun sonuçları ağır olur.”  yorumunu yaptı.

PENCE’DEN KAŞIÇI YORUMU

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, ABD’nin Colorado eyaletinde katıldığı bir toplantıda, gazetecilerin Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı hakkında hakkındaki sorularını cevapladı.

Pence, şunları kaydetti:

“Dünya bu konuda ne olduğuna dair bir cevap bekliyor. Olayda sorumluluğu olanlar hesap vermeli. Emin olabilirsiniz ki olaya dair bilgileri bir araya getireceğiz ve Başkan (Donald Trump) kararını verecek. Eğer bir gazeteci böylesine bir şiddet sonrasında hayatını kaybediyorsa bu özgür ve bağımsız basın adına önemli bir tehdittir. Bunun bir bedeli olacaktır.”

İki gün önceki açıklamasında da Pence, “Dünyanın gerçeği bilmesi önemli. Eğer Kaşıkçı gerçekten öldürülmüşse bunun sorumlusunun kimler olduğunu bilmeli ve onları sorumlu tutmalıyız.” değerlendirmesini yapmıştı.

KAŞIKÇI OLAYI

Suudi reformistler için önemli bir platform olan Al Watan gazetesine  katkı veren ve aynı zamanda Washington Post gazetesinde yazılar yazan Cemal  Kaşıkçı’dan, 2 Ekim Salı günü resmi işlemler için Suudi Arabistan’ın İstanbul  Başkonsolosluğuna gittikten sonra bir daha haber alınamamıştı.

Emniyet kaynaklarınca yapılan değerlendirmede, Kaşıkçı’nın gittiği  Suudi Arabistan Başkonsolosluğundan bir daha çıkmadığı teyit edilirken,  başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla İstanbul’a gelen ve aralarında  yetkililerin de yer aldığı 15 Suudi vatandaşının bulunduğu, bu kişilerin daha  sonra geldikleri ülkelere döndükleri belirtilmişti.