Resmi temaslarda bulunmak üzere Sudan’a gelen Erdoğan’ın mecliste yaptığı konuşmanın ardından AA muhabirine açıklamada bulunan milletvekilleri, Türkiye’nin bölgede emniyet supabı görevi gördüğünü belirtirken Türkiye-Sudan ilişkilerinin daha da güçlenmesi temennisinde bulundu.

Sudan İslami Hareketi yöneticilerinden milletvekili Abdulcelil en-Nezir el-Karuri, ülkesinin AK Parti’nin 2002’de iktidara gelmesinden bu yana Erdoğan’ın iç politika ve ekonomik krizin çözümü konusunda izlediği yöntemden esinlendiğini ifade etti.

ERDOĞAN’A BÜYÜK ÖVGÜ

Karuri, “Sudan halkı, 13 Aralık’ta İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nı (İİT) toplayan Erdoğan’ın, Kudüs’e verdiği desteği unutmuyor. İslam dünyasının meselelerine verdiği destek bizleri her tavrında onu desteklemeye sevk ediyor.” dedi.

Şimdi Islah Hareketi Başkan Yardımcısı ve milletvekili Hasan Osman Rızk ise Erdoğan’ın, Müslümanlar arasındaki safları birleştirdiğini ve İslam dünyasının meseleleri uğruna tüm dünyaya direndiğini söyledi. Rızk, Türkiye’de yaşanan ekonomik atağı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın demokrasiyi müdafaasını da övdü.

KIZILDENİZ’E ASKERÎ ÜS ÇAĞRISI

Erdoğan’ın ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağını kaydeden Rızk, “Üretim ve sanayiye katkısı olan pek çok malzemeyi bize düşman olabilecek ülkelerden ithal ediyoruz. Bunları, özellikle de tarım, sanayi ve hayvancılıkla ilgili malzemeleri Türkiye’den ithal edebiliriz.” diye konuştu.

Rızk ayrıca Kızıldeniz’de Port Sudan sahili karşısında iki ülkenin güç noktasını oluşturacak bir Türk askerî üssü kurulması çağrısı yaptı.


(Port Sudan şehri, Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinin hemen karşısında yer alırken Mekke ve Medine’ye yakın konumu ile biliniyor.)

“TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİ DESTEKLENMELİ”

Türkiye’nin İslam alemini birbirine destek olmaya teşvik eden tavrına işaret eden Rızk, “Sudan olarak, Müslüman kardeşlerimizi müdafaa eden bu liderliği desteklemeliyiz.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin stratejik derinliğinin artık İslam dünyasına kaydığına dikkati çeken Rızk, Erdoğan’ı, ülkesinin İran ile olan iyi ilişkilerini de kullanarak, Arap ülkelerindeki Şii-Sünni gerginliğinin sona ermesi konusunda etkin rol almaya davet etti.

Sudanlı milletvekili Faysal Yasin de İİT’nin İstanbul’daki zirvesinin ardından önceden dağınık halde olan bir gücün yeniden zuhur ettiğini dile getirdi. ABD Başkanı Donald Trump’un Kudüs’le ilgili kararının İslam ülkelerini, siyasette etkili yeni bir safta birleştirdiğini belirten Yasin, bunun ekonomik ve sosyal açıdan farklı etkileri olacağını ifade etti.

Yasin ayrıca, Erdoğan’ın Türkiye’deki iktidar tecrübesi ile Arap dünyasındaki popülaritesinin, bölge ülkelerini Türkiye Cumhurbaşkanı’nın sunduğu kurumsal devlet modelini uygulamaya sevk edeceği görüşünü savundu.

Sudanlı milletvekili Muhammed el-Mutasım Hakim ise Sudan hükûmetinin, Türkiye’nin, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) karşı tavrını takdir ettiğinin altını çizdi. Hakim, iki ülke hükûmetlerinin, ortak ilişkileri güçlendirmesi ve bunu ekonomik ve sosyal tekamül seviyesine çıkarması gerektiğini sözlerine ekledi.

“TÜRKİYE, ARAP DÜNYASININ EMNİYET SUPABI”

Eski Meclis Başkanı İbrahim Ahmed et-Tahir de “Türkiye artık uluslararası siyasette güçlü bir aktör. Ortadoğu’da büyük bir rol oynuyor. Türkiye’nin dış siyaseti ise Arap dünyasında emniyet supabı oldu.” dedi.

Türkiye’nin İslam’ın kutsallarının muhafızlığını yaptığını ve bu bağlamda Sudan’dan büyük destek gördüğünü aktaran Tahir, Arap hükûmetlerinin, bölgeyi kuşatan büyük tehlikelerin farkına varması gerektiğini dile getirdi.

İstanbul’daki İİT Zirvesi’ne de değinen Tahir, “Dünya bu zirveden sonra eski dünya değil. Bu gerçek, geçen hafta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda yapılan Kudüs oylamasıyla açıkça görüldü.” diye konuştu.