Emmanuel Macron, 30 Eylül’de Cezayir Bağımsızlık Savaşı’nı yaşayan ailelerle buluştuğunda yaptığı açıklamalarla, Cezayir ve Türkiye ilişkilerini sarsacak ifadelerde bulunmuştu. Söz konusu ifadeler, Fransız Le Monde gazetesi tarafından ortaya çıkarılmıştı. Mağripte “daha çok Türkler tarafından yapılan dezenformasyon ve propaganda” ile “yeniden yazılan tarihe” karşı Arapça ve Berberice yayınlar üretmek istediklerini belirtterek hadsiz bir çıkış yapan Macron’a Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’ndan cevap geldi. Çavuşoğlu Türkiye’nin tarihinde sömürgecilik gibi kara lekelerin olmadığını vurgulayarak, “Macron’un Bizimle ilgili de söyleyecek bir sözü varsa arkamızdan değil, doğrudan yüzümüze söylemesini tercih ederiz. ” dedi.

“FRANSA KENDİ SÖMÜRGECİLİK TARİHİYLE YÜZLEŞİYOR”

Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye-Ukrayna Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun 9. Toplantısı’na katılmak üzere gittiği Ukrayna’nın Lviv şehrinde Ukraynalı mevkidaşı Dmitro Kuleba ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Macron’un Cezayir konusunda Türkiye’ye yönelik ifadelerine ilişkin açıklama yapan Çavuşoğlu, “Son zamanlarda Fransa’nın kendi sömürgecilik tarihiyle yüzleşmeye çalıştığını görüyoruz ve bunu da olumlu karşıladığımızı daha önce ifade etmiştik.” dedi.

Çavuşoğlu, son dönemde tarihi konularda yanlış yorum ve çarpıtmaların görüldüğünü belirterek, “Bu konuda Fransa’nın ne kadar samimi olduğuna dair soru işaretleri artmaya başladı. Özelikle tarihinde sömürgecilik gibi kara bir lekesi olmayan Türkiye’yi de bu tartışmaların içine çekmeye çalışması son derece yanlıştır. Cezayir de zaten bu konuda gerekli tepkiyi gösterdi.” diye konuştu.

“SÖYLEYECEK SÖZÜ VARSA YÜZÜMÜZE SÖYLESİN”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron’la, kendisinin de Fransız mevkidaşıyla basın üzerinden değil de doğrudan konuşma konusunda hemfikir kaldıklarının altını çizen Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Bu bakımdan da bu tür açıklamaları doğru bulmuyoruz. Şu anda Fransa seçim atmosferine girmiş durumda ve seçimler sebebiyle Macron’un bu yollara tevessül ettiğini görüyoruz. Oysa gerek Fransa’da gerek başka ülkelerde bu tür ucuz yaklaşımların seçimlerde de bir faydası olmadığını gördük, görüyoruz. O nedenle bu tür popülist yaklaşımlar yerine kendi halkının güvenini kazanacak adımlar atması daha faydalı olur diye düşünüyorum. Bizimle ilgili de söyleyecek bir sözü varsa arkamızdan değil, doğrudan yüzümüze söylemesini tercih ederiz. Tıpkı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı gibi.”

TÜRKİYE-UKRAYNA İLİŞKİLERİ

Görüşmesinde iki ülke arasındaki Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı’nın hazırlıklarını yaptıklarını kaydeden Çavuşoğlu, “Bu zirvenin başarılı ve sonuç odaklı olmasını arzu ediyoruz. Dolayısıyla zirveye kadar çalışmalarımız sürdüreceğiz. ” dedi.

Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Özellikle serbest ticaret anlaşması başta olmak üzere bazı anlaşmaların zirveye kadar hazır olması için çabalarımızı sürdüreceğiz. Zirveden önce karma ekonomi toplantısını gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ayrıca 2+2 yani 4’lü formatında dostum Dmitro’yu ve Ukrayna Savunma Bakanı’nı (Andriy Taran) Milli Savunma Bakanımızla (Hulusi Akar) beraber ülkemizde ağırlamaktan mutluluk duyacağız.”

Türkiye ile Ukrayna arasında herkesin imrendiği bir dostluk bulunduğunu ve iki ülkenin her zaman birbirine karşı destek ve dayanışmayı ortaya koyduğunu aktaran Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Ağustosta benim şehrim Antalya ve özellikle Muğla bölgesinde başlayan yangınla mücadelemize Ukrayna’nın verdiği destek için huzurlarınızda bir kere ülkem, hükümetimiz ve milletimiz adına çok teşekkür ediyorum. Bu dayanışmayı hiçbir zaman unutmayacağız. Ukrayna ile ikili ilişkilerimiz ticaret, turizm ve savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda gelişiyor.”

TURİST REKORU

Çavuşoğlu, iki ülke arasında üst düzey temasların devam ettiğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin bu yıl iki defa bir araya geldiğini anımsattı.

Ukrayna’nın Vilnius kentinde düzenlenen Ukrayna Reform Toplantısı’na temmuzda, ağustosta ise Kiev’de Kırım Platformu Kuruluş Zirvesi’ne katıldığını hatırlatan Çavuşoğlu, “Bu başarılı zirve için Ukrayna’yı, Başkan Zelenskiy’i ve dostum Dmitro’yu huzurlarınızda tebrik etmek istiyorum. Haziran ayında dostum Dmitro’yu Antalya Diplomasi Forumu’nda ağırlamaktan mutluluk duyduk, teşekkür ediyoruz. Bir sonraki toplantıyı 11-13 Mart’ta 2022 tarihinde gerçekleştireceğiz. Sizi ve Başkan Zelenskiy’i ağırlamaktan mutluluk duyarız.” diye konuştu.

Bugünkü görüşmesinde ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını ve bölgesel konularda da görüş alışverişinde bulunulduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Ve bakanlıklarımız arasında hem ikili hem bölgesel konularda temasları artıracak bir istişare planını da bugün Dmitro ile imzaladık.” dedi.

Çavuşoğlu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin bu yıl yeni tip koronavirüs salgını öncesi dönemi aşacağını vurgulayarak, “Aşı sertifikalarının karşılıklı tanınması sebebiyle turist sayısı da karşılıklı artıyor ama Ukrayna’dan Türkiye’ye gelen turist sayısı 2 milyona ulaşacak. Yeni bir rekoru kırmış olacağız. Özellikle vatandaşlarımız arasında ticaret, yatırım, turizm sebebiyle artan temaslar nedeniyle bugün konsolosluk konularını da ele aldık.” ifadesini kullandı.

“Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda desteğimiz tamdır ve Dmitro’nun da söylediği gibi sarsılmazdır. İşte bu anlayışla Kırım Platformunun kuruluşuna da destek verdik.” diyen Çavuşoğlu, bundan sonra da Kırım Platformuna Türkiye olarak ellerinden gelen desteği vermeye devam edeceklerini söyledi.

Çavuşoğlu, “Kırım Tatarı soydaşlarımızın esenliğinin de Ukrayna’nın toprak bütünlüğü içinde, güvence altına alınması için ortak çabalarımızı sürdüreceğiz. Kırım Tatarları için konut inşa çalışmalarımızı da birlikte sürdüreceğiz. Bu yıl bitmeden inşaata başlamayı planlıyoruz.” dedi.

DONBAS SORUNU

“Her zaman söylediğimiz gibi Donbas sorununun da uluslararası hukuk ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğü içinde çözülmesini savunuyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, bu anlamda AGİT Ukrayna Gözlem Misyonunun çalışmalarını önemsediklerini, misyonun kuruluşundan bu yana başında Türk diplomatların görev aldığını aktardı.