Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu’nun tayin edilmesinden sonra başlayan tartışmalar sürüyor. Kampüste Kâbe-i muazzama fotoğrafını ayaklar altına alan bazı öğrencilerin tutuklanması, ikinci bir Gezi kalkışması için fırsat kollayan marjinal solu ve muhafeti harekete geçirdi. Polis, protestoculara müdahale etti. Gözaltına alınanların 79’unun DHKP/C ve TKP-ML gibi terör örgütleriyle iltisaklı çıkması, şüphelilerden sadece yedisinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olması, Hisarüstü’nde tezgâhlanmak istenen planları deşifre etti.

YİNE VANDALLIK
Önceki akşam protesto gösterisi adı altında Kadıköy’de toplanan kalabalık, Gezi olaylarını hatırlatan vandallıklar sergiledi. Eylemcilere TİP Milletvekili Barış Atay da destek verdi. Marjinal sol gruplar yola çöp konteynırı ile barikat kurarak, tekme ve yumruklarla polis aracına saldırdı. Sokağa çıkma yasağını ihlal eden eylemciler, yoldan geçen B.G. ve M.C.A. isimli iki kişiyi de darbetti. Marjinaller, bu kişilerin polis şiddeti sonucu yaralandığı yalanını attı. Gerçeği, vatandaşlar hastane çıkışında açıkladı. Polisin darbettiği iddia edilen vatandaşlar, “Kadıköy’de gezerken eylemcilerin arasında kaldık, Kadıköy Emniyet’e teşekkür ediyoruz, bizi kurtardılar. Hepsinden Allah razı olsun” dedi.

HDP’LİLER BIRAKILSIN
Boğaziçi Üniversitesideki Kâbe-i muazzama fotoğrafına yapılan saldırıya tepki gösteren öğrencileri tek tek fişleyen marjinaller, Kadıköy’de de yerlerini tarif eden esnafı hedef gösterdi. Göstericilerin Boğaziçi açıklaması yaparken tutuklu HDP’li belediye başkanlarının serbest bırakılmasını istemesi; kimilerinin açıklamalarında otoyolları, kadın cinayetlerini, yenilenen İstanbul seçimini gündeme getirmesi “Mesele Boğaziçi değil” dedirtti.

SOYLU: TESLİM ETMEYİZ
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, üniversiteyi ve sokakları terörize etmek isteyenlere fırsat vermeyeceklerini açıklayarak “Diyor ki, ‘Kayyum rektör atadınız.’ Bu, faşist bir yaklaşım. LGBT’nin Boğaziçi Üniversitesini teslim alması, kabul edilebilir bir şey mi? Böyle bir işgal girişimine müsaade etmeyiz” şeklinde sert çıktı. Öte yandan, Emniyet, tahrik içerikli sosyal medya paylaşımı yapan 8 kişinin yakalandığını belirtti. Ayrıca gözaltına alınan başörtülü kadının, polisin kötü muamelesine maruz kaldığı iddialarının, video görüntüsünü yayımlayarak, gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

30 ŞÜPHELİ MAHKEMEDE
Bu arada, Boğaziçi Üniversitesindeki eylemlerde gözaltına alınan 51 kişiden 30’u tutuklanmaları talebiyle nöbetçi hâkimliğe sevk edildi.

TERÖR SEVİCİ KILIÇDAROĞLU
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “Türkiye’nin evlatları” ifadesini kullanarak provokatörlere sahip çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi. Ünal, “İçişleri Bakanı’mız Süleyman Soylu, gözaltına alınanlardan 79’unun DHKP/C ve TKP-ML terör örgütü üyesi olduğunu açıkladı. Sanırım terör sevici Kılıçdaroğlu, evlatları olarak bunları kastediyor. Öğrencilerimiz ise Türkiye’nin evladıdır ve teröre karşı yanlarındayız” dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş da olaylara ilişkin, “Üniversite üzerinden sözleri veya siyasetleri yarıştırmayacağız. Yarıştıracağımız şey üstün bilimsel performanstır” diye konuştu. Adalet Bakanı Abdulhamit Bakan Gül ise “Biz reform dedikçe, onlar sokak diyor” şeklinde tepki gösterdi.

REKTÖR PROF. DR. MELİH BULU: ASLA İSTİFA ETMEYECEĞİM
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Melih Bulu, istifa çağrılarına İstanbul’da katıldığı bir aktivitede cevap verdi. İstifayı kesinlikle düşünmediğini ifade eden Bulu şunları söyledi: “Boğaziçi Üniversitesi, Türkiye’nin en güzide kurumlarından birisi. Boğaziçi’nde demokratik sınırlara uyduğu sürece, insanların kendini ifade etme hakları vardır. Ben de buna sonuna kadar izin veren bir rektörüm. Başkalarının haklarını suistimal eden, onların zorlayan noktaya geldiği zaman olabildiğince engellemeye çalışıyorum. Demokratik eleştiri kültürünü mutlaka korumamız lazım.” Rektörlük binasını işgal girişimini de anlatan Bulu, “Üniversitede maalesef bazı gruplar, bu protesto kültürünü aşırıya götürdüler. Yaşanan olaylarda rektörlük binasının üç kapısı da ablukaya alınarak, çalışanların saat 21.00’e kadar dışarı çıkması engellendi. Uyarılar yapılmasına rağmen, öğrenciler başkalarının özgürlüğünü engelleyici tarzda bir duruma girdiler. Abluka kalkmadığı için bununla ilgili tedbir alınması zorunluluğu doğdu. Olay, bundan ibarettir” dedi.

LGBT KULÜBÜ, İKİ YILDIR FAALİYETTEYMİŞ
LGBT kulübünün kapatılmasına da temas eden Rektör Bulu, “LGBT, Boğaziçi Üniversitesinin aday kulüplerinden biriydi. İki seneyi aşkın süredir de aday kulüptü. Kulüplerin aday süreçleri, o kulübün gerçekten tanımlanan görevleri içinde kalıp kalmadıklarını izlediğimiz bir süreçtir. Normalde de üniversite, iki senede kulübün devamı ya da durdurulmasıyla ilgili karar verir. LGBT’de bu iki sene geçmiştir. Üniversite yönetimi, buna rağmen LGBT’nin resmî kulüp olmasına karar vermemiştir. Bunun üzerinden de altı aydan daha fazla bir süre geçmiştir. Üniversite bu konuda bir onay vermemiştir. Kâbe’yle ilgili provokasyon ve daha sonra da LGBT’nin odasında yapılan aramalarda yasadışı yayınların da bulunması sebebiyle adaylık sürecinin sonlandırılması zorunluluğu oluşmuştur” diye konuştu.