Almanya’da ırkçılık önemsizleştiriliyor!

Mölln’de ırkçıların kundakladığı evlerinde 3 aile ferdini kaybeden Faruk Arslan, saldırının 31. yılında düzenlenen törendeki konuşmasında, kanayan yarasına rağmen barış ve birlik mesajları verdi.

 

 

Erdal Altuntaş / Nebahat Uzun
MÖLLN – 23 Kasım 1992’de aşırı sağcılar tarafından kundaklanan evde yaşamını yitiren 2’si çocuk 3 Türk vatandaşı için bu sene de 23 Kasım Perşembe akşamı bir anma töreni düzenlendi. 22 Kasım’ı 23 Kasım’a bağlayan gece, iki Neonazi’nin kundakladığı evde hayatını kaybeden Samsunlu Bahide Arslan (51), Yeliz Arslan (10) ve Ayşe Yılmaz (14), vahşetin 31. Yılında düzenlenen törenle anıldılar. Törene Hamburg Başkonsolosu Emine Derya Kara, Mölln Belediye Başkanı Ingo Schaeper, Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca, Arslan ailesinin fertlerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasetçiler ve vatandaşlar katıldı.

 

 

Mölln Ditib Fatih Sultan Camiinde Mevlid-i Şerif okunmasının ardından Arslan ailesinin Mühlenstr. adresindeki kundaklanan evlerinin önüne çelenk ve çiçekler bırakıldı. Hamburg Başkonsolosu Emine Derya Kara, saldırının üzerinden 31 yıl geçmiş olsa da acıların taze olduğuna vurgu yaparak, Mölln vahşetinin Almanya’da gerçekleşmiş diğer ırkçı saldırılar gibi hafızalarda yerini koruduğunu hatırlattı. Kara, “Toplumumuzda derin yaralar açan bu gibi elim hadiselerin unutulmaması ve unutturulmaması, benzeri saldırıların gelecekte yaşanmaması için son derece önemlidir ve hepimizin asli sorumluluğudur.

 

 

Demokratik toplumlarda yeri olmayan ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığına karşı siyasal, toplumsal ve yasal düzlemde tüm gerekli tedbirlerin alınması ve topyekûn mücadele edilmesi son derece önem arz etmektedir” dedi.

 

 

MÖLLN BELEDİYE BAŞKANI: RADİKALLER ZARARSIZMIŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR
Mölln saldırısının korkunç ve kabul edilemez olduğunu söyleyen Mölln Belediye Başkanı Ingo Schaeper, günümüzde radikallerin çok fazla gündeme getirilmediğine, zararsız ve önemsizmiş gibi gösterilmeye çalışıldığına vurgu yaptı. Yabancılaştırılma, düşmanlık, sevdiklerini kaybetme, fiziksel ve duygusal acı yaşamanın çok zor olduğunu söyleyen Schaeper, bu durumla nasıl başa çıkabilecekleri konusunda herkesin kendini sorgulaması gerektiğini ifade etti. Mölln saldırısından ağır yaralı kurtulan İbrahim Arslan’la görüşmesine değinen Schaeper, “İbrahim bana, kurbanlardan suçlu yapıldığını, bu nedenle bu tür korkunç olayların tekrarlandığını söyledi. Ve bu sadece Mölln için değil, diğer şehirler için de geçerli. Bugün Solingen Belediyesi’nden bir temsilci de aramızda” şeklinde konuştu. Irkçı saldırıda annesini, kızını ve yeğenini kaybeden Faruk Arslan, acılarına rağmen törende barış, birlik ve beraberlik mesajları verdi.

 

FARUK ARSLAN’DAN ACISINA RAĞMEN BİRLİK VE BARIŞ MESAJI
Arslan, “Aramızdaki yanlış anlaşılmaları, diyalog eksikliğini, geçen 30 yılı geride bırakarak, ama yaşananları unutmadan, yeniden barış içinde yaşamak için mücadele edelim. 53 yıldır Almanya’da yaşıyorum ve 30 yıldır yüreğimde her geçen gün kararan, bir türlü kurtulamadığım ağır bir taş taşıdığım için üzgünüm. 30 yıldır olduğu gibi bugün de burada olarak acılarımızı hafifletmeye çalışan, ırkçılıkla mücadelede yanımızda olan insanlar gerçek anlamda kurbanların yanında olan insanlar, onlara teşekkür ediyorum” dedi. Mağdur ailelerin bu insanları onurlandırılması gerektiğini söyleyen Arslan, “Bizleri güçlü kılan, onların her daim yanımızda olmalarıdır. Unutmayalım ki; her yeni gün yeni bir başlangıçtır. Birlik ve beraberlik içinde olmayı diliyorum. Zira ülkemiz, daha önce olduğu gibi bugün de barış ve huzuru hak eden bir ülke” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından, vahşet gecesinde kundaklanan, 32 kişinin yaralandığı Ratzeburger Strasse 13 adresindeki anıt taşına çiçekler bırakılıp mumlar yakıldı. Anma töreninin son programı ise Mölln Belediyesine ait olan. “Stadthauptmannshof” binasında yapıldı.

 

MÖLLN KATLİAMI NASIL OLMUŞTU?
Mölln’de, 1992 yılının 22 Kasım’ı 23 Kasım’a bağlayan gece, ırkçılar önce Ratzeburgerstr. 13 adresindeki bir binayı ateşe verdi. Bir kısmı ağır olmak üzere 32 kişinin yaralandığı kundaklamanın hemen ardından iki ırkçı genç, Arslan ailesinin Mühlenstr. 9 adresindeki evine yöneldi. Neonazilerin Molotof Kokteyl atarak yaktığı ev, 3 kişiye mezar oldu.

 

 

Polise telefon edip “Yaşasın Hitler, pis Türkleri yaktık” diye mesaj bırakan iki caniden biri yaşı küçük olduğu için sadece 7,5 yıl, diğeri ise önce müebbet aldı ama daha sonra iyi halden ötürü cezası 15 yıla indirildi ve o da şimdi yeri bilinmese de serbest bırakılarak ve kimlikleri değiştirilerek halkın arasında dolaşarak korunma altına alındılar.

 

Yorumla

Buraya yorumunuzu yazabilirsiniz